Hekimin
Yasal Sorumlulukları
Hekim mesleki uygulamalarından dolayı yasalar karşısında sorumludur. Bu genel
kural nedeni ile, sadece uzmanlığı ile ilgili olarak tıpta benimsenmiş ve kabul
edilmiş klasik bilgileri bilmek ve uymak zorunda olması yeterli değildir, aynı
zamanda temel hukuk bilgilerine de sahip olması gereklidir. Yasalar olduğu
sürece sorumluluk da olacağına göre, en akılcı yol, sorumluluk yaratan hukuk
kurallarını iyi bilmek ve gereğini yapmaktır. Ülkemizde hekimlerin yasal
sorumluluklarını düzenleyen herhangi bir özel yasa veya tüzük yoktur.
Hekimlerin, mesleki uygulamalarındaki yasal sorumlulukları çeşitli yasa, tüzük
ve yönetmeliklerle ortaya konmuştur.
1219 sayılı "Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun" halen
temel yasa durumundadır.
Ayrıca, 6023 sayılı TTB (Türk Tabipler Birliği) Yasası
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü
Özel Hastaneler Yasası
Sağlık Hizmetleri Temel Yasası
Adli Tıp Müessesesi Kanunu
TTB Meslek Etiği Kuralları Yönetmeliği
TTB Soruşturma ve Sorgulama Yönetmeliği
Bunun dışında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, TCK (Türk Ceza Kanunu),
Medeni Kanun ve
Borçlar Kanununun ilgili maddeleridir.
Hekim ister insan kaynaklı olsun, ister cihaz ve teknolojik kaynaklı olsun,
herhangi bir hata sonucu, hastaya zarar vermişse kusurlu sayılır. Kusur ise
sorumluluk getirir. Ceza hukuku "kusursuz suç olamayacağını, bağışlanabilir
kusurun söz konusu olmadığını" belirtir. Kısaca kusur yoksa
sorumlulukta yoktur.
Sorumluluk, uyulması gerekli hukuk (davranış) kurallarına aykırı
düşmenin hesabını verme durumudur. Kusur ise olması gereken davranışta
gösterilen irade eksikliğidir.
Bu genel tanımları biraz daha açarsak; hasta ile hekim arasında doğal bir
sözleşme vardır. Bu sözleşme "vekalet sözleşmesi" olup burada hekim, tıp
ilkeleri ve kurallarına göre gereken tedaviyi yapma sözü vermiştir.
Hekimlik
uygulamalarında kusur çeşitleri şunlardır.
Dikkatsizlik:
Bir
tıbbi girişim sırasında yapılmaması gerekeni yapmaktır.
Örneğin;
Allerjik olduğu bilinen ilacı kullanma, laparoskopide basınç kontrolü
olmaksızın batına gaz verme, kan gurubunu kontrol etmeden transfüzyon yapmak
gibi.
Tedbirsizlik: Önlenebilir bir tehlikeyi önlemede yetersiz kalmak, geç
kalmak, unutmak olarak tanımlanır. Örneğin kanama beklenen hastada kan
sağlamadan ameliyata girmek, kirli bir batına dren koymayı unutmak.
Meslekte acemilik-yetersizlik: Meslek ve sanatın esaslarını ve optimal
klasik bilgilerini bilmemek, temel beceriden yoksun olmak. Örneğin, fıtık
ameliyatında femoral damarı yaralamak, kolesistektomide sistik arter kaçınca
pringle manevrası yapmadan kanama kontrolü sağlamaya çalışarak koledok
yaralanmasına neden olmak.
Özen eksikliği: Dikkatsizlik ve tedbirsizlik dışında evrensel tıp
değerlerini uygulamamak. Örneğin, kanamalı, hipovolemik şoka eğilimli hastayı
bekletmek, yakın izlem gerektiren hastayı gerekli zaman aralıklarında görmemek,
eksik araştırma sonucu tanı hatasına neden olmak.
Emir
ve yönetmeliklere uymamak:
Kanun, tüzük ve yönetmelikler ile yetkili idari ve mülki amirin verdiği
emirlere uymamak. Örneğin acil hastaya bakmamak, bilimsel tedavi dışındaki bir
tedaviyi uygulamak (şarlatanlık), işkenceye göz yummak veya yardım etmek, icap
nöbete çağrıldığında gelmemek gibi.
Tüm bu kusurlar "taksirli suç" kapsamına girer.
TAKSİRLİ
SUÇ :
Kişi eyleminden doğacak sonucu bilmekte, bu sonucu istememekte, ancak gerekli
önlemleri almamakta veya yetersiz kalmaktadır.
KASITLI SUÇ : Kişi eyleminin sonuçlarını bilmekte buna rağmen bilerek ve
planlayarak eylemini uygulamaktadır.Örneğin, ötenazi.
Hekimlikte taksirli suçlar hatalı hekimlik uygulaması olarak karşımıza çıkar.
Buna hekimliğin kötü uygulaması veya yaygın deyişle MALPRAKTİS denir.Taksirli
suçlar kapsamındaki tedbirsizlik, dikkatsizlik ve özen eksikliği malpraktis
olarak nitelendirilir.
KOMPLİKASYON : İzin verilen risk olarak tanımlanır. Her tibbi girişimin
kabul edilebilir sapma ve riskleri vardır.Bunlara komplikasyon denir ve kusur
sayılmazlar.
Hekimlerin
yasalar karşısındaki sorumlulukları 4 grupta toplanır:
Cezai sorumluluk (adli yargı-ceza davası)
İdari sorumluluk (kurum içi soruşturma)
Mesleki sorumluluk (Tabip odası onur kurulu)
Hukuki
sorumluluk (adli yargı-hukuk davası)
Cezai Sorumluluk: Asliye ceza mahkemelerinde TCK 459. madde ile
yaralamaya neden olmak (3 ay-2 yıl hapis cezası +para cezası) ve TCK 455.madde
ile ölüme sebebiyetten (6 ay-10 yıl hapis + para cezası ile) yargılama yapılır.
Her iki maddede taksirli suçları içerir. Ülkemizde bu maddelerden hüküm giyen
hekimin cezası paraya çevrilip genelde tecil edilmektedir.
Ötonazi
kasten adam öldürmek suçunu oluşturur. TCK 448. mad. 24-30 yıl ağır hapis
cezası öngörülmektedir.
İdari Soruşturma: Kamu veya özel kurum içi yapılan soruşturmadır.
Kamudakiler için Devlet Memuru Kanunun Disiplin yönetmeliğine göre yapılır.
Uyarı, maaş kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, kurumdan ihraç gibi
cezaları içerir.
Mesleki Soruşturma: Meslek örgütümüz olan Tabip Odalarının yürüttüğü
soruşturma ve yargılamalardır. Oda yönetim kurulu kararıyla, Onur kurulunca
yapılır. Bu kararların temiz mercii TTB Yüksek onur kuruludur. Odaya üye olsun,
olmasın, sivil-asker tüm hekimler meslek örgütü tarafından sorgulanma ve
yargılanmaya tabii tutulurlar.
Hukuki
Sorumluluk:
Hukuk
davaları ceza davalarının sonucuna bağlı değildir. (Borçlar kanunu 53. mad.)
Özel hukukta borç doğuran olaylardan bir tanesi de haksız fiildir. Haksız fiil;
"hukuk düzeninin kişilerin mal varlığını veya şahıs varlığını korumaya yönelmiş
-yazılı veya yazılı olmayan- kurallarına aykırı fiiller"; olarak
tanımlanabilir. Başka bir kimseye haksız fiiliyle zarar veren kişi bu zararı
gidermekle yükümlüdür. Bu tanım bağlamında hekimlerin, mesleki uygulamaları
esnasında, üzerinde tıbbi uygulama yaptıkları şahsın gördüğü zarardan
sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim Borçlar Kanunumuzun 41. maddesinde; "Gerek
kasden gerek ihmal veya tesseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette
diğer kimseye zarar veren şahıs bu zararın tazminine mecburdur.";
denilmektedir.
Yine
borçlar kan. mad.43'e göre maddi ve manevi tazminat söz konusudur.
Maddi
tazminat içinde; çalışma gücü kayıpları, tedavi ve cenaze giderleri, destekten
yoksun kalma gibi unsurlar yer alır.Manevi tazminat ise kişinin yaşam ve
sağlığı ile uğradığı kaybın yanısıra onur, saygınlık, sır açıklanması,
özgürlüklerin kısıtlanması gibi manevi değerlerin kaybında söz konusu olur.
KANUN
BİLMEMEK MAZERET DEĞİLDİR.
TCK.Md.44
Ürünle ilgili ayrıntılı bilgi almak için bizle temasa geçin
|